Mevzuat · · 3 dk okuma
İndirimli Fiyat Reklamında Yeni Kural: Satıcılar Ne Yapmalı?
Gelirebak

İndirim kampanyası hazırlarken asıl mesele çoğu zaman indirim oranı değil, o indirimin hangi fiyata göre hesaplandığı oluyor. Pazaryerinde aynı ürünü farklı kanallarda satanlar, bir platformda kampanya açıp diğerinde normal fiyatı koruyanlar veya fiyatını sık sık güncelleyen satıcılar için bu konu doğrudan görünürlük ve uyum riski yaratabilir.
1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 1 Ağustos 2026’da yürürlüğe girecek değişiklik, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’ne özellikle çevresel beyanlar, sosyal medya, sosyal medya etkileyicisi ve tüketici değerlendirmeleri gibi dijital ticaretin sık kullandığı alanlarda yeni tanımlar ekliyor. Metnin bir bölümü de indirimli fiyat reklamlarının nasıl kurgulanacağına ilişkin çerçeveyi yakından ilgilendiriyor. Satıcı açısından bunun anlamı, kampanya dili ile fiyat gösterimi arasındaki uyumun daha dikkatli yönetilmesi gerektiği.
İndirimli fiyat gösteriminde referans noktası neden önemli?
İndirimli fiyat reklamında tüketicinin gördüğü "eski fiyat" ile "yeni fiyat" arasındaki fark, kampanyanın güvenilirliği kadar mevzuata uygunluğu açısından da belirleyici olabilir. Özellikle pazaryeri satıcıları, ürünün herhangi bir kanaldaki satış fiyatını, platform bazında uygulanan kuponları ve mağaza dışı satış kanallarındaki fiyatlarını aynı kefeye koymamalı. Çünkü indirim öncesi fiyatın hangi satış koşuluna ve hangi kanala göre esas alınacağı, satış modeline göre değişebilir.
Yönetmelik değişikliğine göre mal satışına ilişkin reklamlarda indirimden önceki fiyat belirlenirken, indirimin başlangıç tarihinden önceki on gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınır. Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen mallar ile hizmetlere ilişkin reklamlarda ise indirimli fiyattan bir önceki fiyat dikkate alınır. Bu nedenle satıcının yalnızca güncel satış fiyatını değil, kampanya öncesi fiyat hareketlerini de düzenli şekilde takip etmesi gerekir.
Bu noktada tek bir fiyat stratejisi yerine kanal bazlı fiyat geçmişi tutmak faydalı olur. Kısa süreli fiyat artışı yapıp ardından yüksek indirim gösterme gibi uygulamalar ise reklam güvenilirliği açısından risk doğurabilir. Eğer ürününüz sık kampanya döngüsüne giriyorsa, fiyat geçmişini belgeli şekilde takip etmek iyi bir alışkanlık olacaktır.
Çoklu satış kanalları olan satıcılar neyi ayırmalı?
Trendyol, Hepsiburada, kendi e-ticaret siteniz ve sosyal medya satışlarınız aynı ürün için farklı fiyat noktaları oluşturabilir. Yönetmelik değişikliği, bu ayrışmanın reklam ve fiyat sunumunda karışmamasını açık şekilde düzenliyor. Bir mal veya hizmet farklı satış kanalları üzerinden satışa sunuluyorsa, indirimli satış reklamında esas alınacak indirimden önceki fiyat yalnızca indirimin yapıldığı kanaldaki fiyat dikkate alınarak belirlenir. Bir satış kanalında uygulanan fiyat, diğer kanallarda yapılacak indirimli satış için referans alınamaz.
Yani bir kanaldaki kampanya fiyatını, diğer kanaldaki perakende fiyatla doğrudan kıyaslayıp agresif bir indirim algısı yaratmak her durumda güvenli olmayabilir. Satıcı, hangi kanalda hangi fiyatın uygulandığını ve indirim hesabının hangi fiyat geçmişine dayandığını ayrı ayrı izlemelidir.
Bu nedenle:
- her kanal için ayrı fiyat geçmişi tutun,
- kampanya başlangıç tarihlerini kaydedin,
- indirimden önceki on günlük fiyat hareketlerini izleyin,
- kupon, sepette indirim, sadakat programı ve koşullu kampanya gibi unsurları birbirinden ayırın,
- ürün kartındaki indirim dilini gerçek satış akışıyla eşleştirin.
Bu yaklaşım, özellikle yüksek hacimli pazaryeri satıcılarında hem operasyonu temizler hem de olası incelemelerde savunulabilir bir kayıt düzeni sağlar.
Tüketici değerlendirmeleri artık sadece yorum değil
Metinde "tüketici değerlendirmeleri" ayrıca tanımlanıyor. Bu, puanlama, yıldız, yorum ve benzeri deneyim paylaşımlarının reklam ve ticari uygulamalar açısından daha net bir çerçeveye alınması anlamına geliyor. Satıcıların kendi mağaza içi yorum toplama süreçleri, otomatik değerlendirme isteme akışları veya üçüncü taraf araçlarla yorum yönetimi yaparken şeffaf olması gerekir.
Değişiklikle birlikte internet ortamında yayımlanan tüketici değerlendirmelerinde satın alma sürecinin doğrulanması daha önemli hale geliyor. Değerlendirmelerin yalnızca ilgili mal veya hizmeti satın alan tüketiciler tarafından yapılmasına izin verilmesi, satın alma doğrulaması yapılamayan mecralardan alınan yorumların yayımlanmaması ve doğrulanmamış değerlendirmelerin reklamlarda kullanılmaması gerekiyor.
Ayrıca değerlendirmelerin olumlu veya olumsuz ayrımı yapılmadan, belirlenen esas ve kurallar çerçevesinde objektif ölçütlere göre yayımlanması bekleniyor. Bir ürünün satışını artırmak amacıyla gerçeğe aykırı değerlendirme yaptırılması veya ürünü onaylayan ifadeler için hizmet satın alınması da açık bir risk alanı oluşturuyor.
Aynı şekilde sosyal medya etkileyicileri üzerinden yürütülen tanıtımlarda da içeriklerin reklam niteliği ve menfaat ilişkisi gizlenmemeli. Ürününüzü influencer ile tanıtıyorsanız, bu iş birliğinin hangi formatta yapıldığı ve tüketicinin bunu nasıl algıladığı önemli hale geliyor. Reklam veya tanıtım niteliği taşıyan içeriklerde bu durumun tüketici tarafından ilk bakışta anlaşılabilecek şekilde belirtilmesi gerekir.
Satıcılar şimdi ne yapmalı?
İlk adım, kampanya fiyatı ve indirim öncesi fiyatın nasıl belirlendiğine dair iç prosedürü netleştirmek. İkinci adım, pazaryeri paneli ile ERP/ön muhasebe sistemindeki fiyat kayıtlarının uyumunu kontrol etmek. Üçüncü adım ise tüketici yorumları, puanlar, sosyal medya iş birlikleri ve çevresel beyanlar gibi alanlarda kullanılan metinleri gözden geçirmek.
Çevresel beyan kullanılan ürün açıklamaları da ayrıca kontrol edilmeli. "Çevre dostu", "sürdürülebilir", "doğaya duyarlı" gibi ifadeler açıklamasız veya belgesiz kullanıldığında reklam açısından risk yaratabilir. Benzer şekilde yapay zekâ destekli içerikler, dijital karakterler veya tüketicinin kararını etkileyebilecek otomatik reklam uygulamaları kullanılıyorsa, bu kullanımın tüketiciye açık ve anlaşılır şekilde sunulması gerekebilir.
Eğer bir ürün için çoklu satış kanalı kullanıyorsanız, her kanalın fiyatlama mantığını ayrı takip etmek sonradan düzeltmesi zor hataları azaltabilir. Bu tür kontroller, özellikle kampanya yoğunluğu olan dönemlerde marj yönetimine de katkı sağlar. GelireBak gibi platformlarda da tam bu noktada kanal bazlı kârlılık ve fiyat davranışını birlikte izlemek, sadece uyum değil, ticari karar kalitesi açısından da avantaj yaratır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki, mali veya gümrük danışmanlığı yerine geçmez.
Resmî metindeki ayrıntılar uygulamada ürün grubuna, satış kanalına ve kampanya modeline göre farklı sonuçlar doğurabilir; tereddüt halinde resmî kaynaktan ve gerekirse hukuk/mali müşavir görüşünden teyit alınmalıdır.